Birkaç gündür neredeyse yapışmış olduğum bilgisayarın başından kalkıp, diğer mecralarımdan biri olan televizyonun karşısına geçtim. Birkaç saat önce biten “Kavak Yelleri” dizisi ekrandaydı. Diğer bir adıyla Dawson’s Creek’te diyebiliriz bu diziye. Yabancı bir diziden neredeyse bire bir uyarlanan veya çalınan(detayını bilmiyorum) bu dizi Dawson’s Creek’in Türk televizyonlarındaki versiyonu. Bilenleriniz vardır, yabancı dizilerin Türk toplumuna göre şekillendirilip yeniden piyasaya sürülmesi çok moda oldu şu sıralar.
Kavak Yelleri’ni geçen sene izlediğimde sempatik bir gençlik dizisi olarak yer edinmişti aklımda. Önceleri kahramanlarımız lise öğrencisiydi, sıkı dostlukları vardı. Dışardan bakınca vay be ne arkadaşlıkmış bunların ki de denecek cinsten. Fakat zaman ilerledikçe kahramanlarımız geç kalınmış aşkları da tatmaya başladılar elbette. Şimdi burada oturup sizlere diziyi baştan aşağı anlatacak değilim. İzleyenleriniz zaten dizide neler olup bittiğini benden iyi biliyordur. Kavak Yelleri’nin yabancı bir diziden uyarlandığını (uyarlandığını diyorum, kibarlık biz de kalsın) söyleyen bir arkadaşım dizinin ilerleyen bölümlerinde Efe’yle Aslı arasında bir şeyler olacağını söylemişti. Yuhhh! Olur mu lan öyle şey! şeklinde vermiştim ilk tepkimi. Sonra durdum, düşündüm olur mu olur dedim. Tabi arkadaşım bunu söyledikten çok uzun bir süre sonra gerçekten gerçekleşti bu olay. Ben de çevremdeki diğer arkadaşlarıma bahsetmiştim bu konudan. Aslı şöyle böyleymiş, sevgilisinin en yakın arkadaşıyla aşk yaşayacakmış dedim. Neredeyse herkesin tepkisi aynı oldu: yabancı versiyonunda yapmışlardır ama Kavak Yelleri’nde böyle bir şey olmaz. Aha da size kapak olsun Aslı bugünkü bölümde misler gibi de öptü Efe’yi :) Uzun süredir Efe’nin yapamadığını Aslı bugün yaptı ve çekti çocuğu delikanlı gibi öptü. (höönk, ne delikanlısı) Aman siz ne bakıyorsunuz benim delikanlı gibi dediğime, bizim toplumumuzda böylelerine başka bir şey denir de neyse bu konulara girmemek en iyisi :) Bizim kötü kalpli prensesimiz Mine, Deniz’i uyardı: bak oğlum yanlış yapıyorsun bu kız seni boynuzluyor, sen halâ kıza şirin görünmek için uğraşıyorsun. Yok efendim yok, aşkın gözü kördür misali, sen zaten kötü kalpli prensessin, yalancısın diyerekten, Deniz, Mine’yi tersleyiverdi. Oysa esas oğlan düşünmedi mi ki her kötünün içinde bir iyi vardır geyiklerini; demek ki düşünememiş. Eee boşuna demiyoruz aşkın gözü kör olmasa da en azından şaşıdır diye. Neyse değerli okur, yazının üst bölümlerinde de bahsettiğim gibi Aslıcık, Efecik’i öpüverdi. Efecik boş kalır mı hemen karşı atağa geçti ve Aslı’yı öpmeye başladı. Bu sırada, herkese karşı masumca duygular besleyen (ühü ühüü) Deniz, büyük aşkı Leyla için aman ne Leyla’sı frekans karıştı Aslı için şarkı söylemeye başladı. Ama gözleri fıldır fıldır etrafı tarıyor, çünkü Aslı ortada yok. Ve işte tam da bu esnada kötü kalpli prenses Mine devreye girdi. Hee bu arada tüm bu anlattığım olayların bir düğün esnasında geçtiğini belirtmem de fayda var. Nitekim en can alıcı nokta da burası; çünkü bütün Urla cümbür cemaat düğünde. E haliyle kahramanlarımızın aileleri de düğünde bulunuyor. Bu dipnotu aktardıktan sonra yeniden melek yüzlü, kötü kalpli cadı Mine’ye dönelim. Mine, Aslı’yla Efe’nin mercimeği fırına verdiklerini görüyor ve tüm kalabalığın görüş açısındaki üst kısımda öpüşen Aslı ve Efe’nin önündeki perdeyi küçük bir hamleyle kaldırıyor. Amanııınn o da nesi, Deniz başta olmak üzere herkesin gözleri şehvetli bir şekilde öpüşen bu çifte kayıyor. Aslı’nın mazlum annesi, tutucu babası ve Efe Kaygısız’ın neredeyse tüm sülalesi bu durum karşısında şoka girmiş gibi görünüyor. Derken, bizim çılgın âşıklar öpüşmeyi bırakıp şöyle bir etrafa bakıyor. Etraftaki insanların kendilerini dikizlediklerini fark ettiklerindeyse iş işten geçmiş oluyor.
Kavak Yelleri’nin bu haftaki bölümü işte bu şekilde son buldu. “Arkadaşımın aşkısın” gibi konularda tavrı net olan Türk toplumu bakalım bu gençlik dizisini yeni yayın saati ve gidişatıyla birlikte çok fazla yadırgayacak mı, yoksa kahramanlarımızı bağırlarına basıp bunlar bizim çocuklarımız mı diyecek, göreceğiz.
Sevgiler, saygılar, iyi seyirler...
Yazının devamını okuyun...>>